Şükran.
28.01.2017
Yolu yarıladık mı dersin azizim, yoksa daha yola çıkmadık mı? Bu dünya düzeninden kaçmaya çalıştığından kurduğun hayalleri, balonlarla güneşe uçacağını unutuyor musun arada? Giderken bir tek buluta takılırsak kabulüm, yoksa hala peşinden koştuğum ve yeterince hızlanırsam uçurumdan düşmeden karşı kıyıya havalanabileceğim gerçeklerim var. Uykusuzluk, açlık, keyifsizlik belki yahut zihni saran yorgunluk. Geçer gider, sen uçuşu hatırla. Sevgisiz kalmayacak kadar sevmeyi ve kendine yetecek dünyayı tuğla tuğla örmeyi öğrettin kendine. Çok güzel yol arkadaşları edindin, çok şükür yol ortasında kalmadın. Yıllar önce ailenden ayrı kopup geldiğin şehirden, belki bambaşka yerlerde kök salacak lakin hep aynı gökyüzüne bakacak aileler kurdun. Güçlendin. Çok yoruldun, tökezledin, hıçkırarak ağladın. Kimi zaman şehrin en sevdiğin yerinden usulca denize baktın, yüzen balığa kıyıya vuran dalgaya derdini anlattın. Savaştın, ayakta durdun. Kuşlar misali kepler gördün havada, bir damla gözyaşıyla uğurlar olsun dedin dostların ardından. Büyüdün. Büyüdük azizim. Maceralarına mutlu sonlar karaladın. Yazdığın her şey gerçek oldu birer ikişer.
İhmal etmediğin teşekkürlerin, içten dileyip gözlerini kıstığın şükürlerin, biraz söndü diye ipini kesmediğin umut balonların. İnsanlarla konuşamayanların içinde kendinle sohbet etmenin yolunu buldun. Hikayeler yazdın, hikayeler anlattın. Elinden geldiğince umut yeşerttin kolay pes edenlerde ve gittiğin her seferden kazandıklarınla döndün. Şimdi kedileri de sevebiliyorsun gözlerinin rengi değişmeden, Ada vapuruna da bindin buralardan gitmeden, Mandabatmaz'da acı kahveni de yudumladın elbette. En büyük idealin uğruna geldiğin şehirden sadece bir diplomayla dönmeyeceksin. İçine sindire sindire yaptığın onca işten, tadı damağında kalan nice lezzetlerden, deniz kokusundan, sadece buralara has sessiz kurallardan, kalabalıklar içinde verilen yaşam mücadelesinden başka şeyler koydun valizine. Tarifsiz dostların hayatlarını kattın hayatına. Hayatın birken, şimdilik, onu ikiyle çarptın. Sevdin, sevildin. Nice güzel anılar biriktirdin, her şeyi fotoğrafladın. Anneannen ve dedenin aşkına saygını dile getirdin her Beyoğlu'na indiğinde. Her yeni yılda ilk kutlama cümlemi erken kaybettiğin kahramana ithaf ettin, kadeh kaldırdın. Anneni daha iyi tanıdın. Başarabilir misin bilmiyorsun ama onun gibi bir anne olmanın hayaline dalarak uyudun. Velhasıl çok konuştun, çok koştun. Sorular sordun.
Yolu yarıladım mı azizim, yoksa daha yola çıkmadım mı? Sorunun cevabını da galiba burada buldum; yepyeni bir hayatın içini doldurdum, şimdi onu yaşamaya başlama vakti! Ve biriktirdiğim herkes, her şey için iyi ki; tüm ömre hakim dev bir şükür ve teşekkür. İçten.



Yorumlar
Yorum Gönder