HAYAL




13 Mart 2020 
İstanbul

Doğduğum şehre ayak basmak gibiydi oysa 18 yaşımda bir araba dolusu eşyayla sığındığım yurt odasında yeniden doğmaya gelmiştim. Şimdi yeniden başlıyorum hissinin şahane tadını değişebileceğim bir başka tat daha bulamazdım evrende sanırım. Elimden tutup merhametsiz karanlıklarımın tam orta yerinden gökyüzünde bir bulut üstüne çıkartılıyordum. Bütün bu olanlar bir rüyadan ibaret de olsa iyileşmiş uyanacaktım ve en azından olabiliri olan hayatımın fragmanını bir günde hızlandırılmış izlemiştim. Gurura karışık heyecan ama yıllardır yanımda kol kola gezdiğim panik ataklarımdan uzak yine de nabzımı kontrol edemez halimi sevmiştim belki de. Uzun zaman sonra en yakın arkadaşımın evinde iki kadeh şaraba dayanan huzurlu bir uyku uyuyacaktım. Masalın 24.5 yılında görmezden gelinen ne varsa bugün yukarı daha da yukarı yüzmüştüm. Eve koştuğumda ilk iş piyanomun başına geçip aileden gelen müzisyen genlerimi doğurmak istiyordum yalanım yok. Udi, neyzen, kemancı sıfatlarını peşine takmış aile büyüklerime seranatlar çalabileceğim günü hayal ettim uykudan hemen önce. Bir şarkı çalıyordu beynimin içinde ve ben gülümsüyordum usulca. Hayallerimin iki saatlik ve heyecandan midemi ağrıtan kalabalıklara seslenişten doğacağını bilemezdim. Ana sınıfındayken babaannemin diktiği gri tuvaletimle, yaşımdan uzak topuz yapılmış saçlarımla çıktığım sahneden; lacivert bir takım içinde fönlü saçlarımla inmiş ve hayalime koşmuştum. 

Yalın ayaklarla bu şehirden kaçışıma baktım camdan. Şehir hatlarının Beykoz’a yanaşmasını hayal ederek Beşiktaş iskelesine yanaşan kalbim tık tık atmıştı da geri dönmenin bir ihtimalden bile ibaret olamayışını düşünmüştüm buralara. Arkama bakmadım; kendime biçtiğim zamanımı doldurmuş ve koşarak kaçmak istemiştim sanıyordum. Saçlarım belimin altında upuzundu, eşyalarım oradan oraya evlerde saçılmıştı, büyümek istemiyordum ama bir evim olsun hayaline karşı koyamayan çocuk kalbim vardı. O yokuştaki evden çıktığım son günde arkama baksaydım belki bugün hiçbir hayalime parmak ucumda bile bakamaz olurdum. Şimdi göçümün üstünden geçen 3 yıl sonunda camdan bakarken anlıyordum; yaşanması gereken her şey, her acı, her sevinç, her aşk, her kaos tam yaşanması gereken zamanında tam da yaşanması gereken yerinde yaşanmıştı. Ve ben yeniden başlayabilmeyi öğrenebilmek için hiç büyümeyebilirdim. 

Yıllardır yanlış yöne çevirmiştim başımı. Her şeyi bir liste gibi önüme dizmiştim ve caddenin en tepesinde kocaman bir cama adım yazıldığında listenin yalnızlıkla bana kalan kısmı çoktan kavuşulmuştu. Belki de hayallerin dahi son kullanma tarihleri vardı ve tükendiklerinde yenilerine yelken açmak gerektiğini anlamak gerekiyordu. O hayatımı değiştiren güne uyanmak için gözlerimi kapatırken ertesi günün hayatımı değiştireceğine inanmıştım. Bir peri uykuma karışıp her şeyi hayal edebileceğimden bile güzel bir hale getirmişti. Yaralarımın sızım sızım sızlayan yerlerinde kabuklar tuttu daha şimdiden. İyileşiyorum hissine gülümseyerek elimdeki kadehten bir yudum daha aldım. Ardında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakmış herkese teşekkür ettim içimden. Mutluluk tanımım birden içinde olduğum ruha bürünmüştü sanki. Heyecanım panik atağa dönüşmüyordu yıllar sonra. Hoş kalp atışımın normalden yukarılara sıçramasını önemsemiyordum. 

Şimdi her şeyi kolilere doldurup yalınayak koşarak kaçtığım şehre topuklu ayakkabılarımla, upuzunken kısacık kalmış saçlarımla, heybeme doldurduğum sıfatlarımla dönmek için umut doluyum. Kaçmadan göç etmenin hazzı sarmaş dolaş uyuyacak olmak hiç tatmadığım bir duyguyu kalbimin orta yerine bırakıyordu. Şiirler geçiyordu yine zihnimden ve hiçbiri kulağıma öyle hüzünlü yaklaşmıyordu. Vücudumun bir yerinde hiç büyümeyeceğime verdiğim söz kazılıydı ve ben ilk defa ben olmanın yolunu bulmuştum. 

Ve kadehimi içime işlemiş tüm yaralarıma,
Kalbime dokunmuş tüm insanlara, 
En çok da hayallerimin gerçekte yarattığı yansımaya kaldırıyorum. 
Bu diyarlarda çok güzel şeyler oluyor, 
Çok güzel kalpler geçiyor diyarlarımdan. 
Ve şimdi dans zamanı; geleceğin tüm güzelliklerinde!

Hayallerimin gerçeğe dönüşeceğini önüme serdiği vakit elime tutuşturduğu albümden çok artık zihnimde çalan insana selam olsun buralardan, kalp dolusu teşekkürlerle...

Yorumlar

Popüler Yayınlar